16 Şubat 2010 Salı

Terazi Ellerim

Biliyorum sen gelsen


Seninle beraber geçecekler eşiğimden sana ait eskiler

Çıkınında onca yüz

Onca söylenmiş laf

Onca yaşanmışlık

Yaşanmamışlık...



Ağırsın sen

Bir hamlede kalkamaz gibisin oturduğunda

Çökersin gibi çöreklenirsin gibi

Şehrinle dünyanla geziyormuşsun gibi

Bir bir isimlerini bildiğin halkınla

Bir bir yaşattığın ya da öldü sandığın insanların ilahların şeytanlarınla

Kendi dünyanı zaten kurmuşsun gibi

Ve senin dünyan artık bir sit alanıymış gibi.



Ağırsın sen...

Düşersen kaldıramam gibi

Düşersen beni de yıkarsın gibi

Heveslerim senin de heveslerinmiş ama

Sen onlardan çoktan geçmişsin gibi



Bunca görmüşlüğün, dilinin bunca dönmüşlüğü...

Daha çabuk yorulursun gibi

Ben o filmi görmüştüm,

Ben o dağa tırmanmıştım dersin gibi

Sen git ben arkandan bakıyorum diyecekmişsin gibi

Beni yarı yolda bırakacakmışsın gibi



Bundan sonra anlatacağın ne kadar hikayen varsa

Zaten bundan önce yaşadıkların olacakmış gibi

Sanki hep sen anlatacaksın ve hep ben dinleyecekmişim gibi

Ağır basacakmışsın gibi

Ve bir ağırlık basacakmış gibi

Sanki hep bana anlatacak ama hiç beni anlatmayacakmışsın gibi.

Hiç yorum yok: