5 Katlı bir apartmanda oturuyorum ben
Asansörü olmayan 5 katlı bir apartmanın 5. katında.
Her gidişlerimde ve her dönüşlerimde
Tek tek geçiyorum önünden tüm komşu dairelerin
Tek tek şahit oluyorum her kapının altından sızan ışığa
Uzun uzun izliyorum farklı farklı kapıları, paspasları, kapıların önlerine bırakılmışları...
Anneleri duyuyorum
Tiz sesli çığırtkan anneler
Çağıran azarlayan hatırlatan öğreten affeden
Babalar daha nadir takılıyor kulağıma
Baba sesi, bardak taştığında taşıyor genelde kapı altlarından,
daha şiddetli vurdulu kırdılı bazen küfürlü saldırgan mücadeleden bıkmış hayattan sıkılmış,
bizim apartmanda.
Ve isyan eden, reddeden, kavga eden, bazen hıçkırıklarını duyduğum ergenler var.
Hepsi tanıdık bana
Ama ya bazı katlardaki o ‘hiç’ lik...
Sessizlik...
Sessizliği dinlediğim katlar
Ne gülüşme ne atışma ne fısıldaşmalar
Hiç bir şey yok
Ölüme yatılan daireler
Uzun yıllar çiftken
Teke düşmüş,
Yaşlı,
Uğurlamış
Ve uğurlanmayı bekleyen.
Duvarlar'a tavanlar'a dahi edecek kelimesi
Nefesini tüketmesi için bir nedeni kalmamış
Hayatta ‘nedensiz’ kalmış daireler.
En sessiz ama en çok içime işleyen.
Çünkü bilirim karı koca akşam aynı yastığa baş koyacaklardır
Kardeşler birbirlerini atıp atıp yar başında tutacaklardır
Oralarda ‘devam’ edecektir
Bu katlarda çoktan ‘durmuş' olan.
En çok bu katlardaki sessizlikler bağırır kulağıma kulağıma
Rahatsız eder beni
Kendime döndürür
Korkutur.
Bir gün o dairelerin önünden başkaları geçecektir
ve
İçerdeki sessizliği işitilen ben mi olacağımdır...
16 Şubat 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder