O'nun surprzi ile gelişini daha dün gibi hatırlıyorum
Küçücüktün
merdivelerden seni kucağıma alarak çıkarmıştım
sonra seni ellerimle büyüttüm
kocaman oldun
boyun boyumu aştı
Ne zaman içim sıkılsa bunalsam sana koşardım
nefesin bana hayat verirdi içimi ferahlatırdı
diz dizeydik göz gözeydik çoğu günler
etrafımda döner dururdun
Çıtın çıkmazdı onca işi huşu içinde kimseyi rahatsız etmeden yapardın
Sonra gelişin gibi ani oldu ebediyete göçüşün
sus pus oldun
durdun
boynun büküldü kalbin atmaz oldu
bir gece vaktiydi
evimize iyice karanlık çöktü
nefes alamaz oldum
inanmak istemedim
nabzına baktım rengine baktım
ama sen gitmiştin
seni çok mu yordum
üzdüm mü
cereyanda mı kaldın
ilgisiz mi bıraktım...
Sonra O'na mesaj attım.
'Gitti, artık yok, artık nefesini hissedemiyorum yüzümde' dedim.
Kızdı
'Aldınız sonunda canını' dedi
ünlemler gönderdi.
Cevap vermedim
Her şey birden bire olmuştu
varlığı birden bire
gidişi birden bire
sen birden bire
ben birden bire
ve biz de nasolsa yok olacağız günün birinde
ve yine birden bire....
Beraber sadece 2 gün geçirmiş olamamıza rağmen
Vantilatörümü özlüyorum
O benim ilk göz ağrımdı
sonrakiler de hep O'nu arayacağımı ve bulamayacağımı şimdiden biliyorum.
Rahat uyu...
11 Temmuz 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder