3 Temmuz 2009 Cuma

Bu sabah sen uyurken...

Uyandım yine.
Saat sabah 04.30.
İçimde bir şeylerin boşluğu. Uyumamalıyım, uyanığım ama yetmiyor, bir şeyler yapmalı
Terasa çıktım ezan okunmaya başladı köpekler uluyor herkes uykuda
Midemde bulantı var
Neden uyanıyorum bu saatlerde
Bir görevim var ve ne olduğunu bilmiyorum
Okumalı mıyım
Yazmalı mı
Araştırmalı mı
Lunayı tuvalete mi çıkarmalı
Sorgulamalı mı
Gece boyunca rüyamda işlerle uğraştım
İşler???
Yarım saat geçti
Aynada yüzüme baktım
Deniz, yağlı krem sonrası sivilceler
Yüzüme ilaç sürdüm
Hava hafif aydınlandı
İçimdeki boşluk azalmıyor
Midemdeki boşluğu da daha hisseder oldum
Karnımdaki gaz, belki de tüm bunların nedeni o gaz ve toz bulutu
Dünya ne de olsa onun üzerine kurulu...
Başlayacak olan günün rutinleri beni şimdiden yordu
Sanki bir geçiş dönemi
Biliyorum ki bu dönem kısa sürecek
Ve elimi kolumu fazla kıpırdatmak istemiyorum
Çünkü zaten o ha geldi ha gelecek
Ama o kimdir nedir bilmiyorum
Bir his...
Korkmuyorum sevinç de yok gayet nötr
Bir uzay aracı evimizin terasına yanaşacak ve ben bu anlamsız mekandan uzaklaşacağım
Hava iyice aydınlandı
Evin önündeki anayoldan geçen araç sayısı arttı
İşte yine başlıyoruz...
Kargalar
Çok fazla çok sesli çok güçlüler
Şimdi serçeler hep bir ağızdan küçük ama çoklar
Daha sık esnemeye başladım
Back to the sleep?
Bir köşem olmalı
Bir odam olmalı
Bir evim olmalı
Şimdi saat 05.25

Hiç yorum yok: