
( Koda Adı Dana Olana )
‘Erkeğin yelesi kahverengimsi sarıdan siyaha kadar değişir. Geniş alınlı, güçlü çeneli, uzayıp çekilebilen tırnaklı, sarımtırak kısa ve yatık tüylüdür. Kuyruğunun ucu püsküllüdür.
Erkek aslanın başının etrafı uzun ve güzel bir yele ile süslüdür. Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır. Çok güçlü ve cesur olduğundan dolayı hayvanların kralı olarak adlandırılır. Yeryüzünde en büyük kedidir. Vahşi hayatta bilinen en güçlü birinci saldırgan kedidir. Korkunç kükremeleri 5 km ileriden duyulabilir.Aslanın sinirlendiği zaman ne yapacağı bilinmemektedir.İnsanları av olarak kullanabilir. Genellikle gece avlanır. Av esnasında genellikle kükremez. Fakat avı kovalarken birbirleriyle bağlantıyı sürdürmek için homurdandıkları olur.Buldukları taktirde leş yemekten de geri durmazlar. Afrika aslanı 2 yaşında çiftleşmeye başlar. Fakat tam olgunluğu 5 yaşında erişir. Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır. Çiftleşme sırasında ve öncesinde erkek sürekli kükrer. İşe karışan erkeklerle kavga edebilir.’
‘Erkek aslanlar günde 20 saat uyur, 2 saat yemek yer, geri kalan 2 saatlerinde de dişi aslanları kovalar, onlarla oynar, konuşur dövüşür, sevişir...En çok bel kasları gelişmiştir erkeklerin. Dişilerin gelişmemesi muhtemel kasları yoktur. Avı çoğu zaman dişi öldürür; fakat her zaman öncelik erkek aslanındır. Dişinin
vahşi ortamda hem erkeğini, hem yavrularını hem kendisini koruması, kollaması, doyurup mutlu etmesi gerekir...’
...
Günün birinde
Dişi bir aslandım ben
Belki dün belki bugün belki hiçbir gündü
Bizden daha vahşi bir ormandaydık
Uyanmıştı O
Yelelerini yaladı temizledi
Yalnızdık
O an ben vardım
O vardı
Ay vardı
Erkek bir aslandım günün birinde
Güçlü yağız kaslı ve hazir
İstekli!
Aslandım !
Doğuştan hakim!
istediğimde istenilmeli
Pençelerime dişlerime yelelerime
İtiraz edilemez olandım
Lokmalarım sayılamazdı
İstersem bir hamlede
İstersem öper gibi yerdim...
Günün birinde O uyandığında
O’nu uyanık yakaladığımda
24 saattinin sadece 2 saatine denk gelen o muhteşem anında
Sadece ben vardım
Onu doyurma lutfu sadece bana mı verilmişti?
Yoksa çalıların arasından çıkıp gelecek miydi diğerleri
Heyecanlandım
Ama ...
Benim kükrememin
Benim ihtişamımın
Benim varlığımın karşısında hangi dişi durabilirdi
Durmasa da duraklayabilir
Duraksatmaya çalışabilirdi
Hangi mazeretle
Hangi cüretle
Hangi ahmaklık
Hangi kendini bilmezlik
Kim neden böyle bir mahrumiyet yaşatırdı zavallı bünyesine
O yaşattı...
Pençelerimi derisinin altına
Dişlerimi etine geçiremeden
Kısa aciz tüylerine kokumu tam bırakamadan
O yaşattı..
Belki ahmak
Belki zavallı
Belki gururlu
Belki gurursuz
Belki gerçek belki yalan
Belki korkak belki cesur
Ama eninde sonunda zırhı miğferi kalkanı parçalanacak olan
Bir gladyötürdüm arenada
Belki kükreyip üstüme atılacaktı kanımı akıtacaktı
Belki homurdanıp çalıların diğer tarafındaki diğerlerine gidecekti
Belki ben yel değirmenlerine karşıydım ...
‘Son bölümde erkek aslan ne der ne demez ne ister ne istemez onu sadece kendi bilir, onu sadece sen bilirsin!
Ve onu buraya da sadece sen yazabilirsin...
Yazar mısın?’
'Demişim taa 2008'in 9. ayının 16'sında, yazmamış. Gençlik, heyecan, heves işte...'
‘Erkeğin yelesi kahverengimsi sarıdan siyaha kadar değişir. Geniş alınlı, güçlü çeneli, uzayıp çekilebilen tırnaklı, sarımtırak kısa ve yatık tüylüdür. Kuyruğunun ucu püsküllüdür.
Erkek aslanın başının etrafı uzun ve güzel bir yele ile süslüdür. Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır. Çok güçlü ve cesur olduğundan dolayı hayvanların kralı olarak adlandırılır. Yeryüzünde en büyük kedidir. Vahşi hayatta bilinen en güçlü birinci saldırgan kedidir. Korkunç kükremeleri 5 km ileriden duyulabilir.Aslanın sinirlendiği zaman ne yapacağı bilinmemektedir.İnsanları av olarak kullanabilir. Genellikle gece avlanır. Av esnasında genellikle kükremez. Fakat avı kovalarken birbirleriyle bağlantıyı sürdürmek için homurdandıkları olur.Buldukları taktirde leş yemekten de geri durmazlar. Afrika aslanı 2 yaşında çiftleşmeye başlar. Fakat tam olgunluğu 5 yaşında erişir. Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır. Çiftleşme sırasında ve öncesinde erkek sürekli kükrer. İşe karışan erkeklerle kavga edebilir.’
‘Erkek aslanlar günde 20 saat uyur, 2 saat yemek yer, geri kalan 2 saatlerinde de dişi aslanları kovalar, onlarla oynar, konuşur dövüşür, sevişir...En çok bel kasları gelişmiştir erkeklerin. Dişilerin gelişmemesi muhtemel kasları yoktur. Avı çoğu zaman dişi öldürür; fakat her zaman öncelik erkek aslanındır. Dişinin
vahşi ortamda hem erkeğini, hem yavrularını hem kendisini koruması, kollaması, doyurup mutlu etmesi gerekir...’
...
Günün birinde
Dişi bir aslandım ben
Belki dün belki bugün belki hiçbir gündü
Bizden daha vahşi bir ormandaydık
Uyanmıştı O
Yelelerini yaladı temizledi
Yalnızdık
O an ben vardım
O vardı
Ay vardı
Erkek bir aslandım günün birinde
Güçlü yağız kaslı ve hazir
İstekli!
Aslandım !
Doğuştan hakim!
istediğimde istenilmeli
Pençelerime dişlerime yelelerime
İtiraz edilemez olandım
Lokmalarım sayılamazdı
İstersem bir hamlede
İstersem öper gibi yerdim...
Günün birinde O uyandığında
O’nu uyanık yakaladığımda
24 saattinin sadece 2 saatine denk gelen o muhteşem anında
Sadece ben vardım
Onu doyurma lutfu sadece bana mı verilmişti?
Yoksa çalıların arasından çıkıp gelecek miydi diğerleri
Heyecanlandım
Ama ...
Benim kükrememin
Benim ihtişamımın
Benim varlığımın karşısında hangi dişi durabilirdi
Durmasa da duraklayabilir
Duraksatmaya çalışabilirdi
Hangi mazeretle
Hangi cüretle
Hangi ahmaklık
Hangi kendini bilmezlik
Kim neden böyle bir mahrumiyet yaşatırdı zavallı bünyesine
O yaşattı...
Pençelerimi derisinin altına
Dişlerimi etine geçiremeden
Kısa aciz tüylerine kokumu tam bırakamadan
O yaşattı..
Belki ahmak
Belki zavallı
Belki gururlu
Belki gurursuz
Belki gerçek belki yalan
Belki korkak belki cesur
Ama eninde sonunda zırhı miğferi kalkanı parçalanacak olan
Bir gladyötürdüm arenada
Belki kükreyip üstüme atılacaktı kanımı akıtacaktı
Belki homurdanıp çalıların diğer tarafındaki diğerlerine gidecekti
Belki ben yel değirmenlerine karşıydım ...
‘Son bölümde erkek aslan ne der ne demez ne ister ne istemez onu sadece kendi bilir, onu sadece sen bilirsin!
Ve onu buraya da sadece sen yazabilirsin...
Yazar mısın?’
'Demişim taa 2008'in 9. ayının 16'sında, yazmamış. Gençlik, heyecan, heves işte...'

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder